Bu makale, Avrupa’nın dört bir yanından sekiz analistin kıtada referandumların iyi veya kötü amaçlarla nasıl kullanıldığını ve kamuoyu tartışmalarını nasıl şekillendirdiğini incelediği bir serinin parçası. Bu seri, Avrupa’da referandumların rolünü araştırıyor: ilerici ya da gerici olsunlar, değişimi nasıl yönlendirdiklerini ve işleyen demokrasiler için çok önemli olan ortak anlayışları nasıl besleyip büyüttüklerini görmek mümkün.

“Avrupa Birliği’nin, Ulusal Meclisin onayı alınmadan Macaristan vatandaşı olmayan kişilerin Macaristan’a yerleştirilmesine karar vermesini istiyor musunuz?” 2016 yılında Macaristan’da aşırı sağcı Fidesz-KDNP hükümeti, AB’nin kota tabanlı bir mülteci yerleştirme sistemi önerisi üzerine berbat bir referandum çağrısında bulundu. Referandumun kusurlu olmasının iki sebebi vardı. En başta Macar hukukuna uymuyordu: uluslararası bir anlaşmadan doğan yükümlülükler gibi yasama organının yetkisini aşan bir konuda referanduma gidilmesi anayasaya aykırıydı. Ayrıca referandum zamanı geldiğinde  AB, kota fikrinden çoktan vazgeçmişti. Bu sebeplerden ötürü, bu referandumun Başbakan Viktor Orbán’ın uzun süredir devam eden ırkçı ve AB karşıtı popülist propagandasında önceden belirlenmiş sembolik bir kilometre taşı olmaktan başka hizmet ettiği net bir amaç yoktu.

Seçmen katılımının yasalarca gerekli olan yüzde 50 barajının altında kalmasına rağmen, hükümet referandumun “siyasal geçerliliği” olduğu konusunda ısrarcıydı. Fidesz, referandum sonuçlarını partinin hem yurtiçi hem de uluslararası siyasetteki konumunu güçlendirmek için kullandı. Macaristan’da referandumlar ve referandum girişimleri çeşitli politika hedefleri ve siyasi sonuçlar için kullanılmakta. Orbán’ın 2010 seçimindeki zaferinden bu yana, doğrudan demokrasi siyasi yelpazede öncelikle partilerin çıkarlarına hizmet ediyor. Referandumlar da seçmenin ne istediğini öğrenmekten çok, siyasi partilerin mesajlarını vurgulamak için yapılıyor.

Orbán’ın 2010 seçimindeki zaferinden bu yana, doğrudan demokrasi siyasi yelpazede öncelikle partilerin çıkarlarına hizmet ediyor.

2010’dan beri Fidesz, muhalefetteki politik aktörlerden veya yurttaşlardan gelen onlarca referandum önerisini, çoğu zaman yasal argümanlarla veya tartışmalı kararlardan geri adım atarak, bazen de daha sert yöntemlerle engelledi. 2016’da dikkat çeken bir olayda, Sosyalist Parti (MSZP) temsilcisinin, 2015’te yürürlüğe giren ve perakende sektörünün Pazar günleri açık olmasına getirilen yasağın kaldırılmasına ilişkin referandum önerisini sunması, fiziksel olarak engellenmişti.

Sosyalist politikacı, birtakım kaslı ve kafası tıraşlı adamlar tarafından (bu kişilerin de daha sonra başkan yardımcısı Gábor Kubatov tarafından yönetilen Budapeşte merkezli bir spor kulübüne bağlı olduğu ortaya çıkacaktı) durdurulurken, Fidesz destekçisi bir taşra belediye başkanının eşi, sivil bir girişim olarak benzer bir soruyu sunmak için farkedilmeden geçti. Nihayetinde Ulusal Seçim Komitesi (NEC) MSZP’nin önerisini kabul etse de, Fidesz daha sonra söz konusu yasağı kaldırarak referandumu engelledi. Bir tür parodiyi andıran bu çekişme, hükümetin seçmenin iradesiyle karşı karşıya gelmemek için kendi sunmadığı bir referandum için ne kadar ileri gidebileceğini gösteriyor. Meşruiyetini üçte ikilik çoğunluktan alan bir hükümet, yasalara uygun olsa bile kendi amaçlarıyla çelişen bir referandumu göze alamaz. Ulusal Seçim Komitesi’nin 2010’dan beri hükümetin etkisi altında olması şaşırtıcı olmamalı.

Orbán’ın ılımlı otoriter rejimini sürdürdüğü eşit olmayan bu siyasi arenada, muhalefet aktörleri de referanduma gidilmesinin potansiyel kazanımlarını kabul etmiş görünüyorlar. Macaristan’ın en genç parlamenter partisi olan merkezci Momentum Hareketi, bu stratejiyi oldukça başarılı bir şekilde kullandı. Partinin resmi olarak kurulmasından iki ay önce Ocak 2017’de, Momentum hareketi Macaristan’ın 2024 Yaz Olimpiyat Oyunlarına ev sahipliği yapma teklifi konusunda Budapeşte’de yerel bir referandum başlattı. Anketler, 2016 sonunda özellikle Budapeşte halkı olmak üzere Macarların çoğunluğunun bu teklifi desteklemediğini gösterdi. Bu, tahmin edilebilir bir sonuç olmakla beraber, hareketin başka türlü ismini duyuramayacağı bilindiği için kaybedecekleri bir şey de yoktu. Orantısız derecede yüksek bütçe ve elde edilecek olası faydaların belirsizliğini vurgulayarak Momentum, Budapeşte nüfusunu başarılı bir şekilde seferber etmiş ve referandum çağrısı yapmak için gerekenden iki kat fazla imza toplamıştı. Ancak Fidesz bir kez daha devreye girerek öneriyi geri çekti. Bu zaferin ardından Momentum, ülkenin parlamento dışı en güçlü partisi konumuna erişip Avrupa Parlamentosu’nda iki sandalye kazandı.

Fidesz istişareleri bir fikir toplama yolu olarak değil, bir propaganda aracı olarak görüyor ve büyük ölçüde fayda sağlıyor

Fidesz ayrıca plebisitleri doğrudan bir gündem belirleme yöntemi olarak kullanmakta. Son on yılda, hükümetin iletişim aracı olarak yeni bir uydurma referandum şekli kurumsallaştırıldı: sözde ulusal istişare anketleri. Fidesz, ülke çapında kamunun finanse ettiği kampanyaların desteğiyle belirli konu başlıkları içeren siyasi anketleri yaklaşık 8 milyon Macar hanehalkına gönderdi. Referandumlar veya resmi anketlerin aksine, bu istişare anketleri formülasyon, dağıtım, doğrulama veya değerlendirme açısından hiçbir şekilde denetlenmemiş ve elde edilen sonuçların net bir çıktısı olmamıştır. Macaristan’ın, yasadışı göçü ve insan kaçakçılığını teşvik eden uluslararası örgütleri destekleyip desteklememesi gibi sorular, yönlendirici ve kışkırtıcı ifadesiyle, tarafsız olmaktan uzaktır. Stratejik olarak seçilen sonuçlar, daha sonra Orbán’ın eleştirilen politikalarını hem AB hem de ülke içinde meşrulaştırmak için kullanılır. Sonuç olarak; nispeten düşük yanıtlama oranına rağmen, Fidesz bu istişarelerden büyük ölçüde yararlanıyor: bir fikir toplama aracı olarak değil de, bir propaganda biçimi olarak, bir siyasal hareketlenme aracı olarak.

Çeviren Eren Yılmaz

Democracy Ever After? Perspectives on Power and Representation
Democracy Ever After? Perspectives on Power and Representation

Between the progressive movements fighting for rights and freedoms and the exclusionary politics of the far right, this edition examines the struggle over democracy and representation in Europe today.

Order your copy

Cookies on our website allow us to deliver better content by enhancing our understanding of what pages are visited. Data from cookies is stored anonymously and only shared with analytics partners in an anonymised form.

Find out more about our use of cookies in our privacy policy.